
Bozoklu
Gecenin karanlığı içini ürpertmeye başladığında sığındığı kayanın kovuğuna biraz daha sokuldu. Bir yerlerden tilki, çakal sesleri geliyordu. Seslerin kurt sesleri olmadığını biliyordu. Çünkü kurtlar ulurlardı. Üstelik bu mevsimde kurtlar pek görünmezdi. Onlar şimdilerde avın bol olduğu başka yerlerde olmalılardı. Tilkilerle çakallar yerleşik hayvanlardı. Yaz kış sahiplendikleri bölgeden ayrılmazlardı. Bir hışırtı geldiğinde irkildi. Koyu karanlıkta hiçbir şey görünmüyordu. Aksilik olacak ya gökyüzü de simsiyahtı. Bir tane bile yıldız görünmüyordu. Karaçalıdan yaptığı sopasını avuç içlerini acı
Kitap
Sayfa 1–2 / 84
BEKİR CANER
BOZOKLU
Bekir CANER
Yücel Sitesi 545-1 Sk.1-B/1 Blok. No:14
Selçukbey Mh. Merkezefendi-Denizli
Tel:05056762722
Bozoklu:
Ekim 2024
Roman
Baskı ve Cilt: Bizim Büro Matbaa Dağ. Bas. Yayın
San. Ve Tic. Ltd Şirketi
Zübeyde Hanım Mah. Sanayi 1. Cad. Sedef Sk.6/1
06070 İskitler/Altındağ- Ankara
Sertifika No:42488
2.Baskı Ekim 2024
ISBN:
Tanıtım amacıyla, kaynak göstermek şartıyla yapılacak kısa alıntılar dışında izin alınmadan hiçbir yolla çoğaltılamaz, yayınlanamaz ve dağıtılamaz.
Gecenin karanlığı içini ürpertmeye başladığında sığındığı kayanın kovuğuna biraz daha sokuldu. Bir yerlerden tilki, çakal sesleri geliyordu. Seslerin kurt sesleri olmadığını biliyordu. Çünkü kurtlar ulurlardı. Üstelik bu mevsimde kurtlar pek görünmezdi. Onlar şimdilerde avın bol olduğu başka yerlerde olmalılardı. Tilkilerle çakallar yerleşik hayvanlardı. Yaz kış sahiplendikleri bölgeden ayrılmazlardı.
Bir hışırtı geldiğinde irkildi. Koyu karanlıkta hiçbir şey görünmüyordu. Aksilik olacak ya gökyüzü de simsiyahtı. Bir tane bile yıldız görünmüyordu. Karaçalıdan yaptığı sopasını avuç içlerini acıtırcasına sıktı. Kulak kabarttı. Kayaya daha da sokuldu. Nereden çıktığı belli olmayan bir rüzgâr saçlarını yalayarak geçip gitti. Rüzgârın verdiği serinlik yüzünde hoş bir iz bıraktı.
"Nerede kaldılar," diye mırıldandı. Sonra da kendi sesinden ürktü. Gözlerini daha da açtı. Tedirginliği iyice arttığında altına saklanmaya çalıştığı kayayla daha da bütünleşti. Sırtı kayanın çıkıntısı baskı yaptığından ağrımaya başlamıştı.
"Sungur!"
İrkildi. Ses yakınlarından geliyordu.
"Sungur neredesin?"
Sola kaydırınca sonraki sayfa açılır


