
O Yalnız Gece
En çok gecelerden nefret ediyordu. Geceler uzun, geceler ıssız, geceler yalnızdı. Buraya geldi geleli geceler korkutur olmuştu onu. Gündüzleri öğrencileri vardı. Ders yapar, onlarla koşar, onlarla güler, onlarla ağlardı. Onlar doldururdu bütün gün dünyasını. Ya geceleri? Geceler bir türlü bitmek bilmeyen koyu bir yalnızlıktı. Bir sese, bir cana hasretti. Birkaç yıl kadar olmuştu buralara geleli. Yeni mezun olmuştu. "Bayrağın dalgalandığı her yerde görev yapabilirim," yazmıştı atama başvurusuna. Sonra da buraya gönderivermişlerdi. Kuş uçmaz kervan geçmez bu yere.
Kitap
Sayfa 1–2 / 80
BEKİR CANER
KÖY ÖĞRETMENİ
HİKAYELER
O YALNIZ GECE
En çok gecelerden nefret ediyordu. Geceler uzun, geceler ıssız, geceler yalnızdı. Buraya geldi geleli geceler korkutur olmuştu onu. Gündüzleri öğrencileri vardı. Ders yapar, onlarla koşar, onlarla güler, onlarla ağlardı. Onlar doldururdu bütün gün dünyasını. Ya geceleri? Geceler bir türlü bitmek bilmeyen koyu bir yalnızlıktı. Bir sese, bir cana hasretti.
Birkaç yıl kadar olmuştu buralara geleli. Yeni mezun olmuştu. "Bayrağın dalgalandığı her yerde görev yapabilirim," yazmıştı atama başvurusuna. Sonra da buraya gönderivermişlerdi. Kuş uçmaz kervan geçmez bu yere.
Okul dört mezranın arasındaydı. Her mezraya üç dört kilometre uzaklıktaydı. Yapayalnız kayalık bir yamaçtaydı. Bir derslik, iki odalı bir lojman ve bahçenin bir kenarında hem depo hem de tuvalet olarak kullanılan bir yapı. Bahçe duvarı bile yoktu. İlk geldiği yıl günlerce çalışarak öğrencilerin topladığı taşlarla yarım metre kadar yüksekliği olan bir duvar örmüştü. Elinden her iş geliyordu. Onun duvarını gören köylüler bile kendi bahçelerine duvar örmesi için rica bile etmişlerdi. Onları kırmamış birkaç genci yanına çırak alarak işe başlamıştı. Daha ilk yıl bu gençler duvarcı ustası olmuştu.
Okul mezralara eşit uzaklıkta olsun diye buraya yapılmıştı. Yollar, keçi yolları, patikalar burada kesişirdi. Ama etrafında bir tane bile komşu ev yoktu.
Bahçenin bir kenarında gece gündüz akan tahta oluklu bir pınar vardı. Pınarın da hemen yanında bir türlü cinsini öğrenmediği bir ağaç vardı. Yalnız başına…
Sola kaydırınca sonraki sayfa açılır


